Zazen, oturarak yapılan ve Batı dillerinde çoğu zaman yanıltıcı biçimde meditasyon olarak çevrilen uygulamaya Zen geleneğinde verilen isimdir. İlk bakışta Sanskritçe dhyana ile zazen aynı uygulamaymış gibi görünür. Ancak aralarında önemli bir fark vardır. Dhyana daha çok zihni belirli bir noktada yoğunlaştırmaya yönelirken, zazen her şeyin farkında olmayı temel alır. Amaç zihni zorlayarak tek bir […]
Zen Denince Akla Gelenler
Boğanın Hikayesi
Burada sunulan on öküz (boğa) resmi ve onlara eşlik eden yorumlar, Zen Budizmi’nin amaçladığı aydınlanmaya giden uygulama aşamalarını simgeler. Bu anlatı, aydınlanmanın insanın gerçek benliğini nasıl açığa çıkardığını dramatik bir dille ortaya koyarken, aynı zamanda o gerçek benliği, sıradan hayatın içinde en sıradan şeyleri bile olağanüstü bir farkındalıkla yaşayan kişi olarak tasvir eder. Başlangıçta birbirinden […]
Samsara, Dukkha ve Satori
Zen’in hayatıma girmesi ile aslında farklı zamanlarda ve noktalarda, hatta izlediğim filmlerde aradığım iç görünün aslında uzun yıllar boyunca usta çırak ilişkisi ile aktarıldığını farkettim. Bu keşif beni hem heyecanlandırdı hem de gözümü korkuttu. Çünkü elime geçen her Zen kitabını okudukça okumam, öğrenmem ve sindirmem gereken ne kadar çok şey olduğunu farkettim. Ama için ters […]
Krishamurti’nin Hayatı ve Değişimi
“Otoriteye psikolojik olarak bel bağlamadan yaşamak mümkün müdür?” Jiddu Krishnamurti’ye göre insanın kendisine sorması gereken en temel soru budur. Bu otorite dışımızdaki bir kişi, kurum ya da öğreti olabileceği gibi, kendi geçmiş deneyimlerimizden doğan psikolojik otorite de olabilir. Krishnamurti’nin cevabı nettir: Evet, mümkündür. Ona göre ancak bu özgürlük sayesinde insan gerçekle doğrudan temas kurabilir. Krishnamurti […]
Tathata nerede
Zen içerisinde beni en çok etkileyen kavramlardan biri tathata, yani gerçek böylesiliktir. Aslında tathata, kelimenin tam anlamıyla bir kavram değil; doğrudan doğruya gerçeğin kendisidir. Onu tanımlamaya çalışmak bile bir bakıma ondan uzaklaşmaktır. Çünkü tathata, zaten her an gözümüzün önündedir. Mesele onu görebilecek bir bakış geliştirebilmektir. Renklerin, biçimlerin, isimlerin ve çeşitliliğin ardında evrenin değişmeyen gerçekliği vardır. […]